ÇALIŞMA ALANLARIMIZ   :

      Gecikmiş Dil Konuşma
      Akıcı Konuşma Bozuklukları
          Takifemi
          Kekemelik
              Okul Öncesi Kekemelik
              Okul Çağı Kekemelik   
              Yetişkin Dönem Kekemelik
    Konuşma Sesi Bozuklukları (Konuşmada Anlaşılırlık Sorunları)
        Artikülâsyon Bozukluğu
        Fonolojik Bozukluk
    Gelişim Geriliğine Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları
    Beyin Hasarına Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları ( Serebral Palsi-Travma- Afazi)
    Yarık Damak-Dudağa Bağlı Dil ve Konuşma Bozuklukları
    Yaygın Gelişimsel Bozukluk ve Otizme Bağlı Dil Konuşma ve İletişim Problemleri
    Disleksi (Okuma Bozukluğu )

 
DİL VE KONUŞMA GELİŞİMİNDE AKSAKLIKLARI GÖSTEREN BAZI BELİRTİLER  :

    Emme, yutma, çiğneme, salya kontrolünde güçlük,
    Havanın konuşurken burundan gelmesi,
    Kısıtlı sözcük dağarcığı,
    İsteklerini vurma, ağlama ve bağırma gibi davranışlarla belirtmesi,
    Sözlerinin anlaşılamaması,
    Düşünce ve isteklerini anlatmakta zorluk çekmesi,
    İletişimi jest, mimik ve işaretle gerçekleştirmesi,
    Anlaşılmaz sesler çıkarması,
    İletişim kurmaya isteksiz olması,
    Yalnızlığı tercih etmesi,
    Çevreye karşı isteksiz ve ilgisiz olması,
    Ortamdaki ses ve konuşmalara tepkisiz kalması,

 
DİL ve KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Gecikmiş Dil Ve Konuşma:
   Gecikmiş dil konuşma çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerinin yaşından beklenen düzeyde gelişme gösterememesi durumudur. Çocuğun 2 yaşına geldiği halde birkaç anlamlı sözcüğü yoksa ya da 3 yaşına geldiği halde cümle kuramıyorsa ciddi bir dil sorunu var demektir. Aileler çocukta dil ve konuşma gecikmesinden şüphe ettiklerinde konuyla ilgili uzmana başvurmalıdırlar.

   Gecikmiş dil konuşma terapilerinde çocuktaki dil ve konuşma gecikmesinin tıbbi ve davranışsal nedenleri araştırılmalı ve çocuğun bireysel özelliklerine uygun terapi hizmetleri sunulmalıdır.
 
Akıcılık Bozuklukları :
     Takifemi: Hızlı ve bozuk konuşma
     Kekemelik: Ses, hece, sözcük tekrarları ve uzatmaları, duraklamalar, konuşmaya başlamada zorluk gibi belirtilerle konuşmanın akıcılığı ve ritminde meydana gelen bozukluklardır.
     Kekemelik bazen kendiliğinden düzelebilir bazen de uygun terapilerle kontrol altına alınabilir. Kekemelik terapisinde temel amaç kekemeliği kontrol altına alıp akıcı konuşmayı sağlamaktır.
 
Konuşma Sesi Bozuklukları (KSB)
   Çocukların konuşmasının gelişiminde gecikme ve/veya konuşmada güçlük olarak tanımlanabilir. KSB; artikülasyon bozukluğu, fonolojik bozukluk gibi çeşitlenebilir. Bu durum; işitme kaybı, yarık damak gibi organik nedenler sonucu ortaya çıkabilmektedir. Yapısal ve nörolojik problemler konuşma sesi bozukluklarının nedenini oluşturmaktadır. Ayrıca bir çok çocukta belirgin bir organik, nörolojik ve fiziksel bir bozukluk olmaksızın nedeni bilinmeyen artikülasyon bozuklukları ve fonolojik bozukluklar görülebilmektedir.
     Artikülâsyon Bozukluğu: Kişinin belirli sesleri üretmekte güçlük çekmesi veya yanlış ses üretmesidir
     Fonolojik Bozukluk: Sesletim ve sesbilgisel bozukluk birbiri içine geçmiş bozukluklardır ve beraber de ayrı ayrı da görülebilirler. Örneğin, çocuk ‘kitap’ sözcüğü yerine ‘tikap’ ya da ‘kipat’ sözcüklerini kullanabilir. Bu tip yanlışlar sesletim bozukluğunu değil sesbilgisel bozukluğun göstergesi olabilir.
 
Ses Bozuklukları
   Genel ifadeyle sesin normalden farklı çıkması anlamına gelir. Sesin bozulmasına disfoni, tam kaybına da afoni denir
   En sık rastlanılan ses bozukluğu ses kısıklıklarıdır. Ses kısıklıkları üst solunum yolu enfeksiyonları, larenjit, reflü veya sesin kötüye kullanımına bağlı olabilir. Ancak bazı ses bozuklukları da ses tellerine gelen sinirlere ait hasarlardan kaynaklanabilir.
   Ses terapisi, ses problemlerinin tamamında kullanılabilecek bir tedavi yöntemdir ve sesin davranışsal yöntemlerle değiştirilmesi anlamına gelir. Amaç, kişinin sesini etkin kullanabileceği kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir düzeye getirmektir.
 
 Yaygın Gelişimsel Bozukluklar
   Yaygın gelişimsel bozukluk (YGB ), genel bir kavram olup, bu başlık altında temelde benzer, ama ayrıntıda birbirinden farklılıklar gösteren otizmle ilgili değişik bozukluklar yer alır. Bu kapsamda; atipik otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu, çocukluğun dezentegratif bozukluğu gibi otistik belirtiler yer almaktadır.
    Bu bozukluklarda hemen her türde dil ve konuşma bozukluğuyla karşılaşılabilmektedir. Hatta otizm ve ilgili rahatsızlıkların en temel ve en göze çarpan belirtileri dil ve konuşma alanlarındadır.
   Otizmde, gelişimsel dil bozukluklarının bütün tiplerine rastlanır. Ama tümünde değişmez bir şekilde bozuk olan alan, dilin toplumsal amaçla kullanımıdır. ( pragmatik alan)
 
Yarık Damak Dudak
   Doğuştan olan bir çeşit ağız ve yüz şekil bozukluğudur. Çocuk doğar doğmaz fark edilir.

   Yarık damak ve dudak vakalarının bir çoğunda konuşma sesi bozuklukları ve rezonans bozuklukları görülmektedir. Dil ve konuşma terapisinin amacı YDD’li bireyin ihtiyaçlarına uygun dil ve konuşma terapileri düzenlemektir.
 
Afazi
   Bir beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan edinilmiş dil bozukluğudur. İlişkili hasarlar, okuma bozukluğu (aleksi), yazma bozukluğu (agrafi), ve becerili hareketlerin bozulması (apraksi) olarak bilinirler. Adı geçen sendromlar afaziye eşlik edebilir ya da bağımsız olarak ortaya çıkabilirler.

Apraksi
   Konuşma apraksisi ya da dispraksi olarak bilinen sözel apraksi hastanın söylemek istediklerini soğru söylemede zorluk çektiği bir konuşma bozukluğudur. Konuşma apraksisinde edinilmiş ve gelişimsel konuşma apraksisi olmak üzere iki önemli tipten bahsedilir.

   Edinilmiş konuşma apraksisi her yaştaki insanı etkileyebilir. Genellikle yetişkinlerde gözlenir. Beynin konuşmayla ilgili bölümlerinin hasarlanması nedeniyle var olan konuşma yetilerinde kayıp ya da yetersizlik şeklinde çıkar.

   Gelişimsel konuşma apraksisi genellikle çocuklarda ortaya çıkar ve doğumdan itibaren gelişir. Kızlardan çok erkek çocukları etkiler. Bu bozukluğun bilinen diğer isimleri gelişimsel sözel apraksi, gelişimsel sözel dispraksi, sesletim apraksisi ve çocukluk apraksisidir. Gelişimsel apraksi çocukların normal akranlarına göre daha yavaş bir konuşma gelişimi izledikleri konuşma gecikmesinden farklıdır.
 
Dizartri
   Merkezi sinir sistemi ve/veya çevresel sinir sistemi ya da her iki sistem hasarlarına bağlı olarak konuşmanın üretim boyutunda kas kontrolünü etkileyen bir grup motor konuşma bozukluğudur. Basit bir anlatımla dizartri, konuşma düzeneğini kontrol eden kas kontrolünde anormallik, koordinasyon bozukluğu, paralizi veya zayıflık sonucu konuşmanın solunum, sesleme, rezonans, sesletim ve prosodik özelliklerinin etkilendiği; dolayısıyla anlaşılabilirlik özelliğinin sınırlandığı bir konuşma üretimi bozukluğudur.