Zihinsel yetersizlik; gelişim döneminde meydana gelen, zihinsel işlevlerde önemli derecede normalaltı ve bununla birlikte uyumsal beceri alanlarından (iletişim, öz bakım, ev yaşamı, sosyal beceriler, toplumsal yararlılık, kendini yönetme, sağlık ve güvenlik, işlevsel akademik beceriler, boş zamanlarını değerlendirme ve işyaşamı) iki ya da daha fazlasında sınırlılık gösterme durumudur.
Ortalamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde, kendine bakımda, evdeki yaşamda, toplumsal yeteneklerde ve toplumsal yararlılıkta, kendini yönlendirmede, sağlığı korumada, akademik işlevsellikte ve çalışma alanında iki veya daha fazla bozukluğun olması öngörülür.
Ülkemizde en yaygın karşılaşılan özür gruplarından biri de zihinsel engellilerdir. Zihinsel engelli sözcüğü genel olarak normal çocuklardan daha yavaş gelişen, daha yavaş öğrenen ve bu nedenle kişisel ve sosyal yaşantısını destek almadan sürdüremeyen çocukları tanımlamak için kullanılır.
Zihinsel Engellilerin Sınıflandırılması:
Zihinsel Öğrenme Yetersizliği: Zihinsel gelişim yetersizliğinden dolayı,bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde, hafif-orta-ağır düzeyde etkilenmesi durumudur. 4 gruba ayrılmıştır:
Hafif  Düzeyde  Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, temel okuma yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur. Zihinsel yetersizlik gösteren çocukların %90'ına yakınını yetersizlikleri hafif derecede olan çocuklar oluşturmaktadır. Bu çocuklar akranlarıyla karşılaştırıldıklarında, benzerlikleri farklılıklarından çok daha fazladır. Toplumda bağımsız olarak hayatlarını sürdürecek uyumlu davranışlarda bulunabilirler.
Bu çocukların çoğu, altıncı sınıf düzeyine gelinceye değin temel akademik becerileri ve bağımsız ya da yarı bağımlı olarak yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan iş becerilerini edinirler. Yetişkinlik dönemine geldiklerinde mükemmel sosyal ve iletişim becerileri geliştirirler, okuldan ayrıldıklarında artık yetersiz olarak adlandırılmazlar.
Orta  Düzeyde  Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, gecikmeli bir konuşma ve dil gelişimi, sosyal,duygusal veya davranış problemleri ile temel okuma yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.
 Bu grupta yer alan bireylerin zeka bölümleri 36-49 arasındadır. Ev ve çevrelerine uyum sağlarlar. Evde, kurumda veya özel önlemler alınmış iş yerlerinde hüner istemeyen veya az beceri gerektiren monoton bazı işlerde çalışarak geçimlerini sağlayabilirler.
Orta derecede gerilik gösteren çoğu çocuk okulöncesi yıllardaki gelişimlerinde önemli derecede gecikme gösterir. Genellikle, yaşları ilerledikçe zihinsel, sosyal ve motor gelişim alanlarında akranlarıyla aralarındaki mesafe daha da açılır.
Bu çocukların yaklaşık %30'unda Down Sendromu, yaklaşık %50'sinde beyin incinmesinin farklı türleri görülmektedir. Hafif  derecede geriliği olanlarla karşılaştırıldıklarında bedensel yetersizlikler ve davranış problemleri daha yaygındır.
Orta derecede gerilik gösteren çocuklara günlük yaşam becerilerinin öğretimi için oldukça yapılandırılmış eğitim programları uygulanır. Akademik çalışmalar genellikle işlevsel okuma becerilerinin ve temel sayı kavramlarının öğretimi ile sınırlıdır.
Ağır Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği:
Bireyin, ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal veya
davranış problemleri ile temel öz bakım becerilerini öğrenmesinde ortaya çıkan gecikme durumudur. Bu grupta yer alan bireylerin zeka bölümleri 35 ve altındadır.
Bu gruba giren çocukların neredeyse tamamı doğumda ya da hemen sonrasında farkına varılırlar. Çocuğun merkezi sinir sisteminde ciddi hasar vardır. Bir çoğunun başka yetersizlikleri ve sağlık problemleri vardır.
Çoğu kez kişisel gereksinimlerini karşılamada yetersiz kalırlar, hareketleri sınırlıdır ya da bağımsız olarak harekette bulunamazlar.

Ailelere Öneriler

Zihinsel Engelli Çocuklara, normal çocuklara uygulanan eğitim programının hafifletilmiş ve işleniş süresi daha kısaltılmış, özel eğitim programları uygulanmalıdır.
Zihinsel Engelli Çocuklar;
•           İlköğretim okullarında, normal yaşıtlarıyla aynı sınıflarda kaynaştırma programına alınabilirler.
•           İlköğretim okullarının bünyesinde açılan benzer özellikteki çocuklardan oluşan özel eğitim sınıflarına yerleştirilebilirler.
•           Bu iki uygulamaya destekleyici olarak özel eğitim rehabilitasyon merkezlerinin eğitim ve öğretiminden yararlanabilirler.